Sahip olduğum ilk yemek kitabını bana 2003 yılında, televizyondaki yemek programlarını ağzım açık izlediğimi gören bir arkadaşım hediye etmişti. İçine de “çok iyi bir aşçı olan ve daha da iyi olacağına inandığım Gözde’ye sevgilerle...” yazmıştı. İltifatı fazlasıyla cömert ama dileği samimiydi. 

O kitaptaki aydınlık ve iştah açıcı fotoğraflara dalıp gider, ertesi günkü derslerim ve tezim yerine, öğrenci mutfağımdaki ilkel gereçlerle ertesi gün ne pişirebileceğimi düşünerek uykuya dalardım. 

Yemek fotoğraflarının bende yarattığı etkiyi fark ettiğimden beri, o güne dek elimde evirip çevirdiğim fotoğraf makinemi yemeklere yönlendirdim. Yemekleri göze ve kameraya en cazip hale getirmeye çalışmanın ve onları en doğal halleriyle fotoğraflamanın heyecanını keşfettim. 

Blogumun adının çağrıştırdığının aksine, ne gurme ne de çok iyi bir aşçıyım. Bursa, Tarsus ve Mersin karması aile mutfağından öğrendiğim, kitaplarda ve dergilerde beğendiğim tarifleri deneyerek fotoğraflayıp bu blogda paylaşıyor, onları yaparken ve yerken öğrendiklerimi ve bana düşündürdüklerini yazıyorum. 

Umarım yayınladığım tarifler ve fotoğraflarım size ilham verir. Uğradığınız için teşekkürler!

Gözde Durusoy

www.gozdedurusoy.com

gozde@durusoy.com.tr